...

Ruhun Özgürlüğü

”The function of a child is to live his own life – not

the life that his anxious parents think he should live,

nor a life according to the purpose of the educator

who thinks he knows best”

__A.S. Neill

Bir çocuk kendi istediği gibi bir hayatı yaşama hakkına sahiptir, ne onun adına onun nasıl yaşaması gerektiğini düşünen kaygılı ebeveynlerininkini, ne de her şeyin en iyisini bildiklerini düşünen eğitimcilerinkini.

 

Imagine a school…

Öyle bir okul hayal edin ki

where kids have freedom to be themselves…

Orada çocukların kendileri gibi olabilme özgürlüğü var

where success is not defined by academic achievement…

Orası başarının akademik başarı olarak tanımlanmadığı bir yer

where the whole school deals democratically with issues…

Öyle bir okul ki tüm durumlara demokratik bir şekilde yaklaşılan

You can play all day if you want to…

Eğer canınız isterse tüm gün oyun oynayabileceğiniz,

…and there is time and space to sit and dream.

….Veee dilediğiniz kadar oturup hayal kurabileceğiniz, kendinizle baş başa kalıp düşünebilme imkânınızın olduğu bir yer.

 

Hayır, ütopya değil gerçek. Böyle bir okul yeryüzünde mevcut. Bu okul 1921 yılında İngiltere de Suffolk da kurulmuş olan ‘A.S Neill’s Summerhill School’. Summerhill, isyankâr bir kişiliğe sahip olan yazar A. S Neill tarafından kurulmuş. Burası üretici ve demokratik alternatif bir modelin etkin şekilde sürdürüldüğü bir ‘özgür okul’

 

 Öncelikle yetişkin otoritesinden bağımsız olabilecek bir topluluk yaratan Neill’in temel prensiplerinden biri akademik ve kültürel değerlerin partizan olmayan demokratik değerler çerçevesinde eğitim sürecinde yer almasıydı. Neill’e göre çocuklar haklara sahipti ve aileleri ya da öğretmenleri onların sahipleri değildi. Onların, çocukları kendi beklentileri doğrultusunda hareket etmeye zorlamaya hakları yoktu. Bu düpedüz çocukların temel haklarına bir tecavüzdü. Tabii bu söylemler 1920’li yıllarda tamamen bir devrim niteliği taşımaktaydı ve o dönemde anarşist söylemler olarak nitelendirildi. Ancak 1920’ lerde böyle algılanan yaklaşım 1989 da çocuk hakları beyannamesinde dünya çapında 189 ülkenin onaylandığı ve üzerine imza attığı bir bugün gerçeğine dönüştü.

1960’ların sonuna doğru Newcastle üniversitesi tarafından pek çok başarı ödülüne layık görülen okulun sistemi ve ekolü epeyce ün salmaya başladı. Neill, İngiliz eğitim sistemini etkileyen 12 kişi arasında ilk sırada gösterildi. Dünyanın birçok yerinde kitapları yayınlandı. Ayrıca birçok akademisyen Neill’ in 20. yüzyılın eğitim alanındaki en orijinal düşünür olduğuna inanıyor.

Summerhill’in temel prensipleri, A.S. Neill’in bu temel prensiplere ilişkin görüşleri ve Summerhill’ in gerek şu anki gerek eski öğrencilerinin aktardıkları son derece ilginç ve dikkate değer. Bu temel prensipleri ana başlıklarıyla birlikte içerik açısından mercek altına aldığımızda karşımıza şu profilde bir okul çıkıyor.

Çocukların kendileri gibi olabilme özgürlüğüne izin veren bir okul;

 Çocukların; tüm yetişkin yargı, otorite ve müdahalelerinden bağımsız, yaşamak istedikleri tüm duygularını deneyimleyebilmelerine izin veren bir yaklaşım.

Bu yaklaşımda ki yola çıkış noktası şu: Karar verme özgürlüğü her zaman risk taşır ve bu durumda her zaman için başarısızlık, hayal kırıklığı, stres, öfke gibi olumsuz sonuçların ortaya çıkabilme olasılığı vardır ki bunlar bireyin gelişimi için gerekli olan tüm unsurlardır.

Bir çocuk kendi istediği gibi bir hayatı yaşama hakkına sahiptir, onun adına onun nasıl yaşaması gerektiğini düşünen kaygılı ebeveynlerininkini değil. Ya da her şeyin en iyisini bildiklerini düşünen eğitimcilerin kini. A.S. Neill

Başarının akademik başarı olarak tanımlanmadığı bir okul;

Çocuklara onlara kendi yetenek ve ilgi alanları doğrultusunda fırsatlar veren, seçenekler sunan, tüm bunları onların gelişim hızını dikkate alarak gerçekleştiren, zorlamanın söz konusu olmadığı bir uygulama.

Summerhill’dekiler, hedeflerinin; spesifik bilgi ve becerileri ölçümlenen spesifik gençler yetiştirmek değil, kendilerinin kim olduğunu, yaşamda ne olmak ve ne yapmak istedikleri tanımlayabilen bireyler yetiştirmek olduğunu söylüyor.

Summerhill’in nörotik bir başbakandansa mutlu bir temizlikçi yetiştirmesini tercih ederim. A.S. Neill

 

Tüm durumlarla demokratik şekilde ilgilenen bir okul;

Summerhill’ in hedefi Çocukların kendi ortamlarının kurallarını, değerlerini demokratik bir şekilde kendilerinin oluşturabilecekleri ve tüm bunlarının sorumluluğunu üstlenebilecekleri bir atmosferi sağlamak ve bu yönde onları desteklemek.

Summerhill deki gruplar durumların yol açabileceği sorunları çözme sorumluluğunu alabilen bireyler. Problemler açık, demokratik bir yaklaşımla sosyal bir etkinlik çerçevesinde tartışılıp çözüme kavuşturulmakta. Bu süreçte grubun tüm üyeleri çocuk ya da yetişkin olmasına bakılmaksızın eşit haklara sahip. Yani sen küçüksün sus yok. Sen anlamazsın, sen bilmezsin yok.

Summerhill’de öğrenciler kendi hakları için savaş verme hakkına sahipler. Hafta da bir düzenlenen okul toplantılarına katılım okulun haftalık programında yer alan derslere katılımdan daha değerli.

 Eğer canınız isterse tüm gün oyun oynayabileceğiniz bir okul.

Çocuğun, spontane sergilediği ve kurguladığı doğaçlama oyunlar yetişkinler tarafından onlara bir şeyler öğretmek amaçlı olarak yönetilmeye kalkışılarak baltalanmamalı. Oyun çocuğa aittir

Çocuklar burada eğer isterlerse tüm gün oyun oynayabilmekteler. Çünkü yaratıcı ve imgesel oyunlar bireysel gelişimin ve çocukluluk döneminin yaşanılması gereken en önemli öğelerinden.

Özgür bir ruha sahip olmak, İşinde mutlu olmak, arkadaş ilişkilerinde mutlu olmak, aşkta mutlu olmak, ya da dayanılmaz çatışmalar içinde kıvranmak, kendinden ve insanlardan nefret etmek- bunlardan biri veya bir diğeri her çocuğa ailesinden mirastır. A. S. Neill

Summerhill’ in gerek şu anki ve gerek eski öğrencilerinin kendi ağızlarından aktardıklarına gelince;

Summerhill’de hiçbir şey yapmaya zorlanmıyorum. Güvenli bir ortamdayım ve konuşma özgürlüğüne sahibim. Sorumluluk alabilmeme izin var. Kendi ihtiyaçlarımı kendi kendime karşılamak ve bir şeyi ne şekilde öğrenmek istiyorsam tüm bunları seçebilme şansına sahibim. Nasıl olmak istiyorsam öyle olabiliyorum. Bu bence mükemmel ve her çocuğun rüyası olan bir şey. Alex C.- öğrenci

.

Sadece 14 yaşındayım ve ayaklarım üstünde durabilmek adına çok fazla şey biliyorum. Neyi isteyip istemediğimi ve neyi sevip sevmediğimi söyleyebiliyorum. Eyalet okuluna giden birisi bunu yapamaz çünkü onlar sürekli olarak birtakım şeyler karşısında korkutuluyorlar. Burada hiç kimse yaptığı ya da söylediği bir şey için korkutulmaz. Vita – öğrenci

.

Burada çok rahatladım ve kişiliğimi buldum. Böylelikle artık insanlar ben neysem onu görüyorlar. Ben aldığım notlar değilim. Ve kendimi aldığım notlara göre değerli ya da değersiz hissetmiyorum. Jakeöğrenci

.

Zorunlu derslerin olmamasından dolayı öğrenmekten keyif alıyorum ve öğretmenlere karşı önyargılı değilim. Öğrenmeye kaşı tutumlarımda ise her geçen gün biraz daha olgunlaşıyorum. Martine öğrenci

.

Çok derin dostluklar kuruyorum ve bunlar hiç bitmeyecek. Değerli biri olduğumu hissetmek için GCSE’den 10 almak zorunda değilim. Camillaöğrenci

.

Summerhill bana öğrenmenin en önemli anahtarını verdi. Eğer bilmediğim herhangi bir şey varsa onu öğrenmeye can atıyorum. Öğrenmek için ve kendimi geliştirmek için çok kuvvetli bir istek duyuyorum. Görüyorum ki öğrenme yaşam boyunca var olan bir süreç. En önemli şey ise motivasyon – bu gidip zihninizi beslemek için duyulan bir açlık gibi. Alex R. eski öğrencilerden

.

Bize bir bakın bizler kimleriz. Bizler, yazarlar, sanatçılar, profesörler bilim adamları, askerler, bankacılar, teolojistler, küçük iş yerleri sahipleri, mimarlar… Bizler gerçekten mutlu ve üretken bireyleriz. Marthaeski öğrencilerden

.

Sıkıldığım zamanlarda düşünebilmek için çok fazla zamanım oldu. Oysa normal bir okulda her şey organize edilmiştir ve düşünmek için hiç vaktiniz yoktur. Catherine öğrenci

.

Böyle bir yerde olmayı istemez misiniz? Tuhaftır ki ne kadar da Arthur Ransome kitaplarında anlatılan cennete benziyor değil mi? Burada yetişkinler kendi istedikleri işleri yapıyorlar, ay ışığının altında oyunlar oynuyorlar, basit değeri olmayan araç gereçlerden barınaklar yapıyor, geceleri dışarıda uyuyor, hayvanların hareketlerini izliyor, buzdan kaydıraklar yapıyor ve sürekli deneyimliyorlardı. Summerhill de ise bunlara ek olarak; dersler, partiler, sanatın her türlü alanı ile ilgili etkinlikler ve kendi kendini yöneten bir organizasyonun varlığı söz konusu.
David GribaleGerçek Eğitim- Özgürlük kütüphanesi kayıtları ‘98

.

Zorunlu dersler almak zorunda kalmadan kendi seçtiğim dersleri alabilme hakkım olduğu için öğrenmek benim için her zaman keyif verici oldu. Örneğin ben Shakspeare’in eserlerini okumayı ve sahnelen oyunları izlemeyi çok seviyorum. Eğer istediğim şeylerin dışında bir şeyler öğrenmeye zorlansaydım belki de hiçbir zaman Shakespeare’le ilgilenmeyecektim. Mishaöğrenci

.

Summerhill bana kendimle ve çevremle ilgili düşünmem gereken her şeyi öğretti.
Marthaeski öğrencilerden

.

Buraya ilk geldiğim zamanlarda gerçekten çok utangaç birisiydim. Şimdi ise kendime çok daha fazla güveniyorum. Kendimi herkesle eşit görüyorum. Ve artık sormak istediğim her şeyi sorabiliyor, bundan korkmuyor ve çekinmiyorum.Martine öğrenci

.

Çocuk doğal olarak iyidir ve her türlü yetişkin telkininden uzakta, özgür bırakılırsa, doğal yetenekleri çerçevesinde tam olarak gelişir.

A.S. Neill

Öyle görünüyor ki. Summerhill’de eğitim görenler; Karar verme özgürlüğü ve seçme hakkına sahip olduklarından; verdikleri kararların, yaptıkları seçimlerin ve davranışlarının sorumluluğun da üstlenebilen bireyler halini alıyorlar. Aynı zamanda kendi değerlerini aldıkları notlar ve okudukları bölümler ya da gittikleri üniversitelere göre biçmedikleri için özgüvenleride yüksek oluyor. Ne yapmaları gerektiğine ve nasıl birisi olmaları gerektiğine başkaları karar vermediği, kendi peşinden gitmek istediklerine koşabildikleri için tüm yaratıcılıkları ve öz potansiyelleri açığa çıkabiliyor. Böylelikle yaşamdan ne beklediklerini belirleyebilme ve gerçekleştirebilme fırsatı bulabiliyorlar. Sonuç; hem üretken, hem yaratıcı hem başarılı hem de mutlu kişiler olarak yaşamlarını sürdürebiliyorlar.

Summerhill’in tüm gerçekliğine karşın, ne yazık ki böyle bir içeriğe sahip bir eğitim modeli bizim ülkemiz için bir ütopya. Bizde var olan sistem; disiplin sağlama amaçlı olarak kurallar zincirine boğulmuş, katı kurallara dayalı bir eti senin kemiği benim felsefesi. Sanki hocam sen onu çiğ çiğ ye bende gerekirse kemiklerini kırarım der gibi. Ellerde patlayan cetveller, yenen tokatlar, çekilen kulaklar. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi üstüne üstlük karşı karşıya kalınan aşağılamalar? Peki, o zaman doğal olarak bizim çocuklarımız için ortaya çıkan sonuç ne? Maruz kaldıklarından dolayı; kendilerine güvensiz, kendilerine biçtikleri değer başarılarına endeksli, mutsuz ve yaşam karşısında bocalayan yetişkinler. Onları boğuyoruz, ruhlarını çürütüyoruz, yeteneklerini ve potansiyellerini açığa çıkarmak şöyle dursun bunları ketliyoruz. Çocuklarımız bir at yarışının içinde, sürekli bir maratondalar ve nefes alamıyorlar.

Evet dedik ya bizim eğitim sistemimiz için Summerhill felsefesi bir ütopya. Ebeveynlerde bu sosyolojik varoluşun içinde haklı olarak bocalayıp çocuklarına sistemin öngördüğü doğrultuda baskı yapıyorlar. Ancak tüm bu keşmekeşe rağmen anne ve babaların çocukları adına yapabilecekleri var. Ama öncelikle lütfen onları cam bir fanusun içinde yetiştirip sonra da bu fanusu kaldırıp hadi artık zamanı geldi deyip yetişkin olmanın gerektirdiklerini onlardan beklemeyelim.

 

Geleceğin özgür çocukları,
Bu öfkeli dizeleri okuyunca,
Öğrenecekler ki bir zamanlar,
Meğer Sevgi! Tatlı Sevgi; suç diye bilinirmiş.

WILLIAM BLAKE

 

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil.
Onlar, kendi yolunu izleyen Yaşam’ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınız ile geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil.

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz ama ruhlarını hayır,
Çünkü ruhları yarındadır, siz de yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.

Siz onlar gibi olabilirsiniz ama sakın onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın,

Çünkü yaşam geriye dönmez, dünle de bir alış verişi yoktur.

Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ileriye atılmış oklar

Ok’un önünde kıvançla eğilin.

 

 HALİL CİBRAN

Blog

Sizin İçin Yazılarım