...

Sistemik (Epigenetik) Yaklaşım

Sistemik (Epigenetik) Yaklaşım

Ailelerin, kurumların, çiftlerin enerjisel alan anlamında birer sistemleri olduğunu söylüyor epigenetik yaklaşım. Ve bu sistemdeki kitlenmeler çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Bu sorunlar: İlişki, para, hastalıklara yakalanma, kariyer problemleri ya da hayatımızı kısıtlayıcı ve onu doya doya yaşamamızı engelleyen ve tekrarlayan sıkıntılar olarak karşımıza çıkabiliyor.

Çeşitli sorunlara yol açan enerjisel anlamda kitlenmeler derken Hellinger bazı temel kalıplardan bahsediyor.

Bunlardan biri izlemek(peşinden gitmek)bir diğeri için yükü üstlenmek. İzlemek: Örneğin köken ailede erken bir ölüm varsa ya da kaza hastalık cinayet veya savaşta ölüm ailedeki çocuklardan biri ‘Senin peşinden gelmek istiyorum’ eğilimi göstererek hastalanmaya, kaza geçirmeye veya intihara yatkın olabiliyor. ‘Sen öldüysen bende yaşamak istemiyorum’. ‘Peşinden ölüme geliyorum gibi.’

Bir diğer kalıp ‘Üstlenmek’ ise ‘Senin yerine ben’ dinamiğidir. ‘Sen öleceğine ben öleyim’. ‘Sen hastalanacağına ben hastalanayım’. ‘ Sen acı çekeceğine ben acı çekeyim’. Bu bir yardım etme dürtüsü, ebeveynin yükünü hafifletme azaltma ya da ondan alma çabası. Bu kalıplar sağlıklı değil ve kör sevgiden kaynaklanıyor. Kör sevgi derken çocuğun büyülü bir düşünce dünyası var ebeveynlerini kurtarabileceğini sanan. Ama bu şekilde onlar için hiçbir şey yapamadığımız gibi kendimizi de feda ediyoruz. Bu kurtarıcılığa soyunurken kurban olmak demek. Bu çocuk kalmak demek. Yetişkin olabilmek için yükü bırakmak aradaki bağa bir mesafe koymak yani  ayrılabilmek için yalnız kalmayı göze alabilmek ve duyacağımız suçluluk hissine katlanabilmek burada anahtar kavram. Bu hiç kolay değil ama yol böyle ve yetişkin olmanın gereği.

Aile Dizilimi yaklaşımındaki diğer bazı önemli kavramlar ise: Aidiyet, düzen ve denge. Aidiyet en büyük isteğimiz ve ihtiyacımız. Öncelikle anneye sonra babaya ait olmak. Anne ve babalarımızı bilinçdışı bir şekilde koşulsuz ve şartsız severiz. Çünkü hayatta kalmamız bu sevgiye bağlıdır. Epigenetik yaklaşım buna Biyolojik Aşk adını veriyor.

Ait olma hissini tehlikeye atacak bir şey yaparsak vicdanımız bundan çok rahatsız oluyor ve suçluluk hissediyor. Çoğu zaman bu suçluluğu hissetmek o kadar rahatsız edici oluyor ki bunu hissetmemek için mutluluğumuzu, özgürlüğümüzü feda edebiliyoruz.

Düzen kavramına baktığımızda, her birimizin dünyaya geliş ve zaman ve sırasına göre bir konumu var. Belirli olan konumumuza uygun davrandığımızda akış sağlıklı olabiliyor. Büyüğün büyük küçüğün küçük olduğu bu düzende kimse kimsenin yerini alamıyor.

Bir de denge demiştik. Sistem içinde yapılan tüm hareketler tüm sistemi etkiliyor. Dolayısıyla önceki kuşaklarda sorumluluğu üstlenilmemiş bir davranış sergilendiğinde sonraki kuşaklardan biri bunu üstlenebiliyor. Dengeyi sağlayabilmek için. Böylelikle ailede birinin ödemediği bedeli bir diğeri mi ödemeye çalışıyor buna bakmak ve açığa çıkarmak gerekebiliyor.

Kollektif vicdan kimsenin unutulmasını, dışlanmasını kabul etmiyor. Geçmişin tamamlanmasını istiyor. Önceki nesillerde dışlanmış unutulmuş kişilerin tanınmasını aileye dahil edilmesini saygı gösterilmesini ve sevgiyle anılması gerekliliğini bize gösteriyor.

Sonuç olarak: Eğer aile bağlarının yarattığı kilitlenmeleri aşmak istiyorsak ailemizin, geldiğimiz köklerin kollektif vicdanını anlayabilmemiz ve buna uyumlanabilmemiz gerekiyor. Köklerimizde ki gerçek olayları keşfetme yolculuğuna çıkıp bunların bizler üzerindeki izdüşümlerini irdelemek yüksek
önem taşıyor. Eski hesaplar kapanıp denge sağlanabildiğinde, hersey ve herkez doğru düzene yerleşip konumunu bildiğinde ebeveynlerimizle sağlıklı bir mesafade durabilmeyi başarabildiğimizde işte o zaman bireysel seçimlerimizi keşfedebilecek kadar özgürleşebiliyor hayatın bize sunduklarını alabilmeye ve kendi yolumuza doğru gidebilecek güç ve cesareti bulabilmeye başlıyoruz. Epigenetik yaklaşımın amacı özetle bu…

Yüzyüze & Online

Bireysel Seanslar

İstanbul için hem birebir yüz yüze hem online seanslar, İstanbul dışındaki iller için birebir online seanslar ve de yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için birebir online seans hizmetlerini sunmaktayım.

DENEYİMLER

Sizden Gelenler

Dilek Hanım’la yolum epey bir süre önce kesişti. Onunla tanıştığımda, o hemen hemen şimdi benim olduğum yaştaydı. Çok ciddi olarak Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) hastasıydım. Düşünceler, takıntılar hayatımı öylesine esir almıştı ki bedenimin kendiliğinden işleyen doğal rutinlerini bile...

Ekin Kadir Selçuk

Yaşadığım kötü bir tecrübeden dolayı psikoterapi mesafeli olduğum bir konuydu. Fakat Dilek Hanım daha ilk seanstan bu defa doğru yerde olduğuma beni ikna etmişti. Müthiş bir enerjisi var, tecrübesi ve bilgisi muazzam. Zaman zaman yaptığı nokta atışlarıyla beni çok şaşırtır.

G. K.
customer-services-representative-7TU25GS.png
İLETİŞİM İÇİN

Şimdi Randevu Alın